6 Ağustos 2010 Cuma

Ruhunu Kaybetmiş 11 Kişi..

Fenerbahçe'den bahsediyorum.. Maçı seyrederken hissettiğim tek şey; topun arkasında koşturan ruhunu kaybetmiş 11 kişiydi.. Hepsine haksızlık etmek istemiyorum aslında; mesela Gökhan Gönül'e falan.. Ama sonuçta aynı yere varıyorum 2 dakika ruha gelip 2. dakikanın sonunda ölü ruha dönmek ve taraftar olarak bunu görmek, hissetmek acıtıyor insanı.. Diyorum ki sonra; dünyada hiçbir takım yoktur ki bu kadar özel bir taraftara bu kadar acı çektirsin.. Arkadaşlarımdan bazıları "kızım onlar profesyonel, ne ruhu arıyosun onlarda; ceplerine giren paraya bakar onlar" diyorlar, biliyorum "onlar profesyonel" ama inanmak istemediğim kısmı; bu kadar yenilgiden sonra arkalarındaki bu kadar hüznü hissedemeyecek kadar taş'laşmış olmaları..Başarı mutluluğunu haketmiş bir taraftarı görmezden gelebilecek kadar ruhsuzlaşmış olmaları ve dahada kötüsü başarıya aç olmamaları..BUnlar bir araya gelince diyorum ki," bunlar hem ruhsuz hem de profesyonel falan değil; bunlar son yılların gözde tanımıyla "çakma profesyoneller"...

Ruh yok bu takımda, ne zaman olur bilmiyorum; hani derler ya "ölü toprağı serpilmiş gibi"ler.. Aykut da henüz takıma alışmış değil nasıl toparlar nasıl havaya sokar nasıl takım ruhunu ateşler bi haber dolanıyo ortalıklarda.. Taraftar yapıyo koçluğu; maçın bitmesine 10 dakika kala dayanamıyor ve "Semih Semih" diye inletiyor Kadıköy'ü ve neden sonra Aykut beyin aklına geliyor Semih'i oyuna almayı.. neyse ben Aykut eleştirisi yapmayacağım ama taraftara bıraksalar daha iyi yönetiriz takımı onu biliyorum; neden mi; nedeni ise "içimizde taşıdığımız taraftar ruhu"...

İçimiz acıyarak hala Fenerbahçe elbetee... Son nefese kadar Fenerbahçe elbette.. Ama ya bizim içimizdeki ruh da ölürse..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder