26 Ağustos 2010 Perşembe

Hayır Ama Neden???

NEDEN HAYIR ?

bilmiyorlar ki bu evet aslında türkiye cumhuriyeti’ne verilen en büyük hayır olacak, adım adım ortada ne cumhuriyet kalacak ne türkiye... sıra yargıda, sıra anayasanın değişmez hükümlerinde dedik durduk bunca zaman ama halk hala bilinçsiz hala sorgusuz sualsiz teslimde.. sonunda ise bölünmüş, ayrışmış, kopmuş, dağılmış bir toprak parçası kalacak.. Tek duam kurtuluş savaşında, 80 sonrası allahın belası terör saldırılarında kaybettiğimiz şehitlerin kemiklerinin sızlamaması... ne uğruna canlar gitti bu zamana kadar? Ne pis bir döngüye saplandık kaldık??? Tek görevimiz sahip çıkmak cumhuriyete, o yüzden mutlaka referandumdan kaçmamalı ve köylüye “ananı da al git” diyen, askerlerimize “yan gelip yatma” diyen, şehitlerimize “kelle” diyen zihniyetin hedeflediği amaca ulaşmasını engellemek ZORUNDAYIZ. Türkiye Cumhuriyet’i kolay kurulmadı, hepimizin bunun bilincinde olması ve herkese bu durumu anlatması gerekiyor...

NEREDE OY KULLANACAĞINIZA DAİR BİLGİ LİNKİ: http://www.ysk.gov.tr/ysk/index.html

Anayasa Paketinde neden ısrarla Anayasa Mahkemesi Ve Danıştay?
Anayasa Mahkemesi ile Danıştay'ın madenler başta olmak üzere birçok konuda milletin lehine kararlar aldı."Madenlerimizi 350 yabancı firmaya AKP Hükümeti verdi. Danıştay diyor ki, bu madenler millete aittir. Bu düzenlemeleri iptal ediyor. Anayasa Mahkemesi, maden çıkarmayla alakalı ÇED (Çevre Değerlendirme) raporu yetkisi verilme yöntemini iptal ediyor. Bu raporu verme konusunda Bakanlar Kurulu yetkili kılınıyor. Anayasa Mahkemesi diyor ki, benim memleketimin altındaki ve üstündeki servet bu millete aittir diyor. Bu düzenlemeyi iptal ediyor." şimdi bu referandumla birlikte evet çıkarsa danıştayın yerindelik ilkesine dayanarak verdiği bu karar iptal edilecek maden satışlarının önü açılacak. yani danıştayın devre dışı kalması ve anayasa mahkemesinin kendi seçtikleri adamlardan oluşturulmasının bir sebebi de bu talanın önündeki engellerin kaldırılmasıdır.
Yüksek Yargı organlarının yapısını ve üye seçim yöntemini değiştirecek olan anayasa değişikliğiyle yargı da tamamen hükümetin eline geçecek" bu krallıktan farklı bir şey olmaz.
AKP'nin hazırladığı Anayasa değişikliğinin 1982 darbe Anayasa'sına bile rahmet okutacak bir değişiklik. "iktidar yargıyı tamamen ele geçirmeye çalışıyor" Hukuku ele geçirme amacı söz konusu. Ve bunu bizim önümüze koyuyorlar. Birde mahkeme üyelerini atayacak siyasilerin 600'ün üzerinde yolsuzluk dosyasının bulunduğu düşünülürse, Kendi yasalarını halka da tasdik ettirmek için adeta kendi suçlarına bir iştirakçi arıyorlar." Yüksek Yargı organlarının yapısını ve üye seçim yöntemini değiştirecek olan anayasa değişikliğiyle yargı da tamamen hükümetin eline geçecek. bunun krallıktan farklı bir şey olmadığını bu millet iyi bilmelidir"Adaletin eli kolu bağlandı. Daha da bağlanmak isteniyor. Kuvvetler ayrılığı prensibi kalkıyor, bu anayasayla beraber kuvvetler birliğine doğru bir gidişat var. Buna siz ihtilal deyin, buna siz diktatörlük deyin, buna siz krallık, saltanat deyin. Ne derseniz odur. Kuvvetler birliği, yasama-yürütme-yargının tek elden yürümesidir. Bu saltanattan da öte bir şeydir. Saltanat döneminde padişahın astığı astık, kestiği kestik değildir. Ama şimdi bunlar öyle bir yargı sistemi ortaya koydular ki, yasama, yürütme ve yargı bunların elinde olacak. İktidarın istemediği istikamette bir cümle söyleyenin hali feci olur. Kuvvetler ayrılığı prensibini hayata geçirmediğimiz müddetçe, yani yasama, yürütme ve yargı erkleri tamamen bağımsız çalışmadığı müddetçe Türkiye'de demokrasinin hayata geçmesi asla mümkün değildir. Demokrasi tamamen bitsin Türkiye Krallığa geçsin diye "evet ya da 'hayır' diyeceğiz"
Yer altı kaynaklarımız 350 tane yabancı şirketin eline geçti Bunların 10 tanesinin bir yılda kazancı 100 milyar dolar. Şimdi biz yer altı kaynaklarımız elimizden çıksın. Türk milleti avucunu yalasın diye?" 12 Eylül de Anayasa referandumunda da "evet ya da" 'hayır' diyeceğiz"
"Bu iktidar döneminde çıkan yasalarla birlikte topraklarımızın yüzde 20'si ecnebi güçlerin eline geçti. Yer altı kaynaklarımız çıkan yasalara göre 350 tane yabancı firmaya teslim edildi. Bunların hedefi yılda 3 trilyon dolar tutarındaki Türkiye'nin servetini kendi ülkelerine taşımaktır.3 trilyon dolar çıkartacaklar, işleyecekler 30 trilyon dolar olacak. Dikkat edin, Türkiye'de tam 1000 yıllık gelir kaynağı var. Maden konusunda Amerika bitti, Avrupa, Uzakdoğu bitti. Dünyada tek bir ülke kaldı, o da Türkiye'dir. Ülkemizde çıkan sadece mermeri biz değerlendirmeyi bilsek Türkiye'ye tam 50 sene yeter. Bizim taşımız böyle, bırakın altınını, borunu, bakırını, demirini bize ait bunlar. Biz milyonları şehit verdik, şimdi adamları kendi elimizle besleyerek, servetimizi ikram ediyoruz. Hangi vicdan bunu kabul eder? Benim insanım aç, susuz geziyor. İşimiz var mı? Aşımız var mı? Yok."Şu anda topraklarımızın yüzde 20'si elimizden çıktı. Topraklarımız daha fazla satılsın, bu oran yüzde 30, yüzde 40'a çıksın diye "12 Eylül Anayasa referandumunda evet ya da" 'hayır' diyeceğiz"
Türkiye'nin borcu 680 milyar dolar
Türkiye'nin borçları bu hükümet döneminde katlanarak sürekli arttı "Bu iktidar geldiği zaman bizim iç ve dış borcumuz 220 milyar dolardı. Şu anda iç ve dış borcumuz 680 milyar dolara yükseldi. Bu borçlar daha da artsın diye "evet ya da" 'hayır' diyeceğiz"
Tarım kesimi bitmiştir
Bu iktidar döneminde tarım kesimi bitirildi"Çiftçi 3'e mal ediyor, 2'ye satmak zorunda bırakılıyor. Ayni şekilde bu iktidar hayvancılığı da bitirmiştir. 'Et'i artık dış ülkelerden ithal ederek soframıza taşıyoruz. Memleketin besicisi bir tarafta oturup eli böğründe kara kara düşünüyor, sen yabancı ülkelerin hayvanlarını alıp bu ülkenin insanlarına yediriyorsun."Hayvancılık tamamen bitsin diye "evet ya da" 'hayır' diyeceğiz"
İşsizlik çözümsüz
Türkiye'de işsizlik siyasiler tarafından çözümsüz bırakıldı "Üniversitelerden mezun olan evlatlarımız kendilerine iş bulamıyor. Siyasiler, 'biz onlara iş bulmaya mecbur değiliz' diyorlar. Peki, kardeşim senin vazifen nedir? Global sermaye sahiplerine Türkiye'de iş imkânı, maden imkânı sağlamak mı senin görevin, yoksa yetişen üniversiteliye iş imkânı işsiz kalan vatandaşına iş imkanı sağlamak mı? İnsanımız işsiz aç kalsın diye "evet ya da" 'hayır' diyeceğiz"
Avrupa birliği süreci bizi bölüyor
Avrupa Birliği'ne üyelik süreci Türkiye'yi bölünme noktasına getirdi "AB'ye gireceğiz bahanesiyle Türkiye maalesef bölünmenin eşiğine getirildi. Şimdi biz Avrupa Birliği'ne girme sevdasıyla Türkiye bölünsün, birlik ve beraberliği yok olsun diye "evet ya da" 'hayır' diyeceğiz"
Evet demek için de sebep var
"Bu pakete 'evet' demek için bazı gerekçeler var" Niye 'evet' diyebilirsiniz bu Anayasa'ya? Recep Tayyip Erdoğan'ın Krallığını istiyorsanız, evet deyin. Hukuk devleti yerine 'guguk devleti' istiyoruz, diyorsanız 'evet' diyebilirsiniz. Beraber yürüdük biz bu yollarda sözleriyle yola çıkan bu arkadaşlar çıkmaz sokağa girmiş durumdalar. Bunların yolsuzluklarına devam demek istiyorsanız, referandumda 'evet' diyebilirsiniz. Biz çocuklarımıza, oğullarımıza 'gemicik' alamadık. Bunlar oğullarına 'gemicik' aldılar. Bu gemicikleri, transatlantiklere değiştirmek istiyorsanız, evet deyin. Ama bunları istemiyorsanız 'hayır' demek için çok sebebimiz var.
Herkesin razı olduğu bir Anayasa.
"Memleketimizde yaşayan ne kadar etnik grup varsa onların müşterek değerleri vardır. Müşterek değerler, can emniyeti, mal emniyeti, namus emniyeti, din ve vicdan emniyeti, okuma emniyetidir. Bu müşterek değerleri Anayasal zemine kavuşturup herkes için eşit hale getirmemiz lazım. Yapılacak yeni Anayasa'nın ruhu da bu olmalı. Onu da bir iktidar değil, sivil kanaat önderleri yapmalı. İlim adamları, iş adamları, sivil toplum kuruluşları ve etnik gruplar devreye girerek ve bütün bunların kanaatleri alınarak müşterek bir zeminde buluşulup herkesin razı olacağı bir Anayasa yapılmalı.
Son olarak bazılarını rahatsız etse de Sağduyulu insanımız bütün bunları değerlendirerek 12 Eylül de AKP Anayasasına Hayır diyecektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder