12 Haziran 2010 Cumartesi

Söndür Şu Yangını Artık!!!

23 yaşında bir kadın,daha evleneli 1 ayı yeni geçmiş bir kadın, belli ki aşkla evlenmiş, yoksa kimse çekemez o derdi; bir askerin eşi olmak zordur bilirim.. Asker eşi olduğumdan değil ama asker kızı olduğumdan bilirim ne yaşandığını, nasıl yaşandığını, ne zorluklarla yaşandığını.. Ülkemin hemen her yerini bilirim; hele doğusunu güney doğusunu daha da iyi bilirim... Asker kızı olduğum için bilirim; üniversitede okurken dönem arası tatilde ailemin yanına gittiğim bir kaç günü anlatmak isterim.. Bir sabah Diyarbakır'daki evimizde uyandım, bayram sabahıydı.. Babam "hadi bakalım öle İstanbul'larda yaşamak okumak kolay, gel bakalım sana buraları göstericem, burdaki yaşamı gör, buranın kokusunu da al" dedi.. Aldık tepsi tepsi baklavaları Türk askerinin bayramını kutlamaya gittik.. Bitlis'in Mutki'sinden Tatvan' a kadar o gün kaç tane karakol gezdiğimi kaç bin tane askeri gödüğümü bilmiyorum.. Tek bildiğim içimde hüzünle gururun birbirine karıştığıydı.. Hüzünlüydüm; çünkü karakolların bulunduğu yerlerde dağ taştan başka hiçbirşey yoktu.. hani derler ya hep; "siz sıcak yatağınızda rahat uyuyun biz sizi bekliyoruz" diye.. O gün milletin kendi arasında geyik haline getirdiği bu cümlenin bir gerçekten ibaret olduğunu teyid ettim.. Gururluydum çünkü, askerlerin her biri gerçekten çakı gibiydi, tertemiz giyinmişlerdi bayram gününe özel ve dimdik aslanlar gibi duruyorlardı.. Herbir karakoldan ayrılırken göz yaşlarıma hakim olamıyordum.. Şimdi hergün aldığım şehit haberleri karşısında göz yaşlarıma hakim olamadığım gibi..Yine o tatilim esnasında bir gün annemle 2. taktik hava kuvvetlerinin gazinosuna gittik çay içmeye!! Daha doğrusu içemedik, helikopterlerin biri iniyor biri havalanıyordu.. Hayatım sonuna kadar unutmayacağım manzaraydı o.. Helikopterler yaralı askerleri getiriyordu, üniforması kan içinde kalmış doktorlar yaralı askerleri teslim ediyor ve tekrar havalanıyorlardı..Kendi kendime "Allahım bayramda gördüğüm askerlerden hanigisi bunlar" diye düşündüğümü hatırlıyorum..Babam haklıydı; vatanımın bir yanından diğer yanına yaşam çok farklıydı ve havayı koklamıştım istediği gibi..O günden bugüne yıllar geçti ve o günden bugüne her aldığım şehit haberi beni yaralıyor çok acıtıyor ve çok kızdırıyor..
zordur asker ailesi olmak, o yüzden diyorum işte aşkla olmayınca da zordur bir kadının asker eşi olmayı kabul etmesi.. 23 yaşında evinin balkonunda taranan Pınar gibi..

Şimdi bu şehitlerin bu canların gitmesinin normalleştirilmeye çalışılmasına izin vermek istemiyorum, tek başıma ne yapabilirsem bilmiyorum ama yaparım işte elimden geleni..

Şu TayyiP'e kızıyorum, kendi evin alev alev yanıyor Tayiip, sen ise Hamastı; araplardı yok İran'dı kafayı komşunun eviyle bozmuşsun.. Dön evine kendi yangınını söndür önce.. Kendi ülkende tırmanan terörü gör; bizi evini gözden çıkarma; gerçi hoş biz seni çoktan gözden çıkardık...

2 yorum:

  1. hissettiklerimin onda birini yansıtabildiysem ne mutlu:)

    YanıtlaSil