12 Mayıs 2010 Çarşamba

Bir Sürü Filozof Okudum Gönlüm Socrates’i Sevdi…

Önce Platon’a teşekkür etmek lazım sanırım.. Platon olmasaydı Socrates’i tanıyamayacaktık, bilemeyecektik. O dönemde yaşayan ama günümüze ulaşamayan pek çok filozof gibi kayıp olacaktı. Aslında hiç var olmayacaktı bizler için. Socrates; “söz” ü seven bir filozoftu. Hiçbir öğretisini kağıda dökmedi, öğretilerini yaymak için bir okul kurmadı. Onun yaptığı sokaktaki insanla konuşmaktı. Öğretilerini konuşarak, tartışarak, sorarak, cevap verdirterek, cevap aratarak yaydı. Belki de onu benim için bu kadar özel kılan bu yanıdır, bilmiyorum.

Hiç kimseye haksızlık etmeden yaşamaya çalışmak, erdemli olmanın ta kendisi değildir de nedir? Haksızlık etmektense haksızlığa uğramayı tercih etmek. Devletin tanrılarını tanımamakla, gençleri baştan çıkarmakla suçlandığında ve mahkemeye çıktığında yetmiş yaşındaydı. Hiçbir zaman yargıçlardan aman dilemeyi düşünmedi, yazılı olmayan bir söylevle savundu kendisini. Ölüm cezası çıktı hakkında, cezaevinden kaçıp kurtulabilirdi ama yapmadı. Dostları (Kriton) onu kaçırmak istediler, istemedi. Bilim ve erdem yolunda hayatını tüketmiş olmayı tercih etti ve baldıran zehirini içti. Kimsenin kendisini ölümden ve öteki dünyadan almasına izin vermedi.

Hayatı boyunca hep sordu, sorguladı. “Tek bildiğim hiçbirşey bilmediğim” derken sanırım kasttetiği bilginin sonsuzluğu idi. Bütün sorgulamaları erdem üzerindendi, her konuya iyiliğe yöneltmek üzerinden baktı. Kötülüğü ve kötüyü kabul etmedi, kötülüğün cehaletten kaynaklandığını söyledi hep.. Gençleri ahlak sorunları konusunda düşündürmek istedi, bu konuya ilgi uyandırmak istedi, bu yüzden de gençleri baştan çıkaran adam oldu.. Oysa Socrates’in gençlere karşı davranışı gerçek bir dostluk dersiydi.

İçindeki sesten bahsetti, içindeki sese güvendi. Yanlış birşey yaptığında o sesin kendisini düzelttiğine inandı. O ses çıkmadığında ise doğru yolda olduğunu bildi.. onun amacı “asıl iyi”nin bilgisine ödün vermez bir araştırmayla ulaşmak ve böylece gerçek bilgiyle donanarak erdemli ve mutlu olmaktı.

Ona göre bir filozofun görevi “iyi”nin bilgisini vermek ve böylece insanları bu ve öteki dünyada gerçek mutluluğa ulaştıracak felsefenin yüceltilmesine çalışmaktı.

Dedim ya gönüm oncasının arasından Socrates’i sevdi; teşekkürler Platon onu bize aktardığın için ve bir teşekkür de eşine.. Socrates’in dediği gibi; “Evlenin; eşiniz iyi çıkarsa mutlu olursunuz kötü çıkarsa Filozof”…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder